Klinik Kurulum

Her Kliniğe Aynı Esenlik Merkezi Kurulmaz

Nil Durusoy 2 dk okuma

Aynı malzemeden ama her biri farklı silüette beş mat yeşil vazo — her kliniğin farklı model gerektirdiğini anlatan soyut görsel

Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği yayımlandığından beri hekimlerden bu alana yönelik ilgide belirgin bir artış var.

Birçok hekim mevcut kliniğini esenlik merkezi modeline dönüştürmeyi düşünüyor. Ancak görüşmelerde fark ettiğim ortak bir nokta var: Sürece çoğunlukla “Hangi cihazları almalıyım?” sorusuyla başlanıyor.

Oysa bence ilk soru bu olmamalı.

Önce şu konuların netleşmesi gerekiyor:

  • Bu merkez hangi hasta grubuna hizmet verecek?
  • Hekimin mevcut uzmanlığı modelin neresinde olacak?
  • Sunulacak hizmetler birbirine nasıl bağlanacak?
  • Hasta ilk görüşmeden takibe kadar nasıl bir süreç yaşayacak?

Çünkü kadın doğum alanında çalışan bir hekimin kuracağı yapı ile obezite cerrahisi, KBB ya da medikal estetik alanında çalışan bir hekimin kuracağı yapı aynı olamaz.

Her kliniğin hasta profili, uzmanlığı, ekibi ve mevcut altyapısı farklı.

Bu nedenle hazır bir cihaz listesi ya da herkese uyan standart bir paketle başlamak bana doğru gelmiyor.

Önce merkezin neyi temsil edeceği ve nasıl bir sistemle çalışacağı belirlenmeli. Cihaz, uygulama ve paketler bunun üzerine kurulmalı.

Aksi halde ortaya birbirinden bağımsız hizmetlerin bulunduğu, ancak hasta yolculuğu ve takip sistemi net olmayan bir yapı çıkabiliyor.

Yeni yönetmelik önemli bir fırsat yarattı. Ama bence önümüzdeki dönemde fark yaratacak olanlar, en fazla uygulamayı sunan merkezler değil; kendi uzmanlığını doğru bir modelle birleştiren merkezler olacak.

Çünkü mesele yalnızca esenlik merkezi açmak değil. Kimin için, hangi ihtiyaçla ve nasıl bir sistemle kurulduğunu bilmek.

Kliniğinizde longevity bölümü mü kuruyorsunuz?

Hangi hasta grubuna hizmet vereceğinizden hasta yolculuğuna, ekip kurgusundan takip modeline kadar süreci birlikte tasarlayalım.

İletişime geçin

← Tüm notlar